Türkiyede İnnovasyon - İsmail KIRBAŞ ile Web Sitesi Tasarımı
İsmail Kırbaş ile Tasarım Yolculuğu [AnaSayfa] İsmail Kırbaş ile Tasarım Yolculuğu [AnaSayfa] İsmail Kırbaş ile Tasarım Yolculuğu [AnaSayfa]
 Site Haritası 
 
Site Map
Ana SayfaYeriniz | Ana Sayfa | Makaleler | İnternetten | Türkiyede İnnovasyon

Diğer Yazılar
Dr. Hakkı Öcal
Genç BT 'cilere İş Hayatı Öncesinde Öneriler
Temel Güvenlik Önlemleri
Internette Görsel Kirlenme
Casus Yazılımlar
Dot.Com BOMB
Webden Sunum Yapmak
İnternet Nedir? (Tarihçe)
FTP Nedir Nasıl Yapılır
Bilgisayar Donanımı
Uzaktan Masaüstüne Erişmek
Freelance Olmak
Bilgi Teknoloji Sertifikaları
IDN (Türkçe Alan Adı) Nedir?
Türk Hacker’ların Gözünden Windows Vista
Etkili Öğrenme - Öğretme
Web tasarımcısı mı olmak istiyorsunuz?
Web Tasarımında Renkler
Hızlı Okuma Teknikleri
Kör Sağır ve Dilsiz Pedagog (Helen Keller)
Dunning Kruger Sendromu
Kötü Okuma ve Nedenleri
İngilizce Atasözleri - English Proverbs
İnovasyon


E-posta Gönderin Yorum Yazın
Güvenlik Kodu:8750Güvenlik Kodu:8750Güvenlik Kodu:8750Güvenlik Kodu:8750




En Son Okunan 10 Makale
  1. Yapay Sinir Ağları
  2. Projelerimiz
  3. Toplam Kalite Yönetimi
  4. Başarılı Projelerin Ortak Özellikleri
  5. Satranç Oyunu
  6. Ana Sayfa
  7. Doğru İşe Doğru Eleman
  8. Illustrator Araç Kutusu -2
  9. Temel Tasarım İlkeleri
  10. Renklerin Dili - Siyah
 
Türkiyede İnnovasyon>
Yazı Tipi KüçültYazı Tipi BüyütAna SayfaYazıcıdan ÇıkarPDF Belgesi Olarak GörüntüleFavorilerime EkleArkadaşıma Tavsiye EdeceğimRTF (Word Dokümanı) olarak görüntüle

Türkiye’de inovasyon var mı?
Gırgır isimli mizah dergisini birçok kişi hatırlar. Bir zamanlar Rus Krokodil dergisinden sonra dünyanın ikinci en çok satan mizah dergisi olmuştu. Gırgır’da en çok sevdiğim köşelerden biri Zihni Sinir idi. Zihni Sinir çeşitli “proceler” yapar ve Türk insanının yaratıcılığına elçi olurdu.
Benim en beğendiğim projeler taşıtlar ve iş hayatı ile ilgili olanlardı. Daha sonra bu karikatürler, çok yerinde bir girişimle Tübitak Yayınları arasında yayınlandı ve derli toplu bir hale geldi. Zihni Sinir ve çizeri İrfan Sayar’ın insanları güldürmenin yanında, Türkiye’de yaratıcılık ve inovasyonu popüler kültüre taşımada önemli bir katkıları oldu. Ancak, yenilikler yaratma kapasitemiz Zihni Sinir boyutunda, yani bir şaka olarak mı kaldı acaba?

Ülke olarak bilim ve teknolojide çok iyi bir durumda olduğumuz söylenemez. Teknolojik inovasyonda dünya liginde bir yerimiz yok. Her ne kadar patent sayıları inovasyon düzeyini birebir yansıtmasa da Türkiye ne yazık ki bu konuda çok geride. Türk Patent Enstitüsü verilerine göre 2005 yılında 95 adet yerli patent verilmiş. ABD Patent Ofisi Mart 2006 tarihli raporuna göre ABD’de Amerikalılara 2005 yılında verilen patent sayısı 82585. WIPO(Dünya Fikri Mülkiyet Organizasyonu) Mayıs 2006 tarihli istatistiklerine göre ise, 2005 yılında Japonya 24815, Almanya 15995, Çin 2500, ve İtalya 2354 Uluslararası Patent başvurusunda bulunmuşlar. Yani bu alanda daha gidecek çok yolumuz var.

Bugüne kadar genellikle işin kolayına kaçtık. Dışarıdan teknoloji alıp, onların tasarladığı ürünleri üretme yolunu seçtik. Kendi markalarımıza sahip olma ve bunlara yatırım yapmayı bile yeni yeni keşfettik. Yıllarca Avrupa ve Amerika’nın fason üreticisi olduk.
Arada sırada basında Türk bilim adamlarının, doktorlarının, tasarımcılarının dünya için yeni işlerde başarıları yayınlanıyor. Fakat bunların neredeyse hepsi yurt dışında. Burada yaratıcı ve üretken olamadıklarından mı, yoksa orada imkanlar ve ortam daha iyi olduğundan mı? Herhalde her ikisi birden.

Aslında insanımızın pratik zekası, yaratıcılığı hiç de azımsanacak bir düzeyde değil. Üretim sektöründe çalışanlar bilir. Bir makine parçasını sanayi çarşısına götürüp hiçbir teknik resim olmadan aynısından yaptırmak bizim için normal bir iştir. Başkasının tasarladığı makine üzerinde geliştirmeler yapmak da zaman zaman başvurduğumuz yollardandır.

Dünyada ilk olarak Türkiye’de yapılmış neler var hiç düşündünüz mü? Ve acaba bunlara inovasyon denebilir mi?
Benim aklıma yiyecek kategorisinden simit ve döner geliyor mesela. Simit hep ayakta yürürken yenilen veya alınıp eve götürülen bir şeydi. Simitten son dönemde bir iş modeli inovasyonu yaratılıp çeşitli isimler altında simit kafeleri şeklinde bir format geliştirildi. Tüketiciler için ekonomik bir öğün alternatifi oldu ama fikri geliştirene büyük bir getirisi olduğunu sanmıyorum, çünki hemen kopya edildi. Döner konusunda da son yıllarda bir yenilik getirilerek tavuk döneri yaratıldı. Bir sonraki aşama olarak ben soya kıyması ve sebzelerden oluşan bir vejeteryan döneri hayal ediyorum.

Biraz daha geçmişe dönecek olursak, Türk Kahvesi olarak anılan içecek temel olarak bize Araplardan gelmiş ise de 1554 yılında İstanbul’da ilk kahvehaneyi kurarak buna Türklerin yeni bir iş modeli boyutu kattığı söylenebilir. Avrupa’daki ilk kahvehane 100 yıl sonra kuruldu. Bundan yaklaşık 300 yıl sonra ise Starbucks kahvehane kültürünü daha da yukarılara taşıyarak, Türkiye’de kahvehaneler açmak dahil, bu işten en büyük ticari başarıyı elde etti ve dünyanın en inovatif şirketleri arasına girdi.

Dolmuş uygulaması da enteresan bir örnek. Şu anda minibüsler kullanılıyorsa da geçmişte otomobillerle yapılan bize has bir taşıma modeliydi. Amerika’da “Limo Servisi” adı altında minibüslerle yapılan benzerleri çıktı sonradan.

Türkiye’de yaratılan bir başka, dünyada ilk, ürün de taharet musluğu. Bu rahatlığa alışan Türkler dünyanın çeşitli ülkelerine gittikleri zaman genelde otellerde sıkıntı çekerler. 1988 yılında Japonya’ya yaptığım ilk seyahatte onların bu yeniliği bir adım öteye götürerek açısı ve sıcaklığı da ayarlanabilir hale getirdiklerini ve Toto markası altında bütün dünyaya sattıklarını gördüm.

1990’ların sonlarında Brisa’da Lassa markası ile ilgili bir Yol Yardımı hizmeti başlattık. Bu gibi hizmetler o zamana kadar otomobil müşterileri için uygulanıyordu ve lastik işinde dünyada ilk idi. Lassa Yol Yardımı çok takdir gördü ve satışlarımızı ciddi şekilde arttırdı. O dönemde yapılan böyle yaratıcı çalışmalar ve marka yönetimi Lassa’yı Türkiye’de liderliğe taşıdı.

Boyner Grubu, tekstil sektörü gibi klasik bir sektörde, T-Box markası altında sıkıştırılarak paketlenmiş giysileri piyasaya sundu. Daha önce tek tük promosyonel malzeme olarak kullanılan havlu, T-Shirt gibi uygulamalar vardı. Ancak sanırım daha önce hiç kimse bu tip ürünlerden ambalajı, satış modeli, iletişimiyle komple bir iş yaratmayı düşünememişti. 2005 yılında 1 milyon adet civarında bir satış yapan T-Box, 2006’da 2 milyonu yurt dışında olmak üzere 4 milyonluk bir satış hedefliyor ve yaratıcılığın ticari faydaya dönüştürülmesinin güzel bir örneğini oluşturuyor.

Türkiye elektronik ev aletlerinde ve özellikle televizyon üretiminde son yıllarda kayda değer yol aldı. Avrupa’da Türk televizyon üreticileri Vestel, Beko ve Profilo pazara hakim bir pozisyon yakaladılar. Bu kuşkusuz böyle teknolojik bir ürün kategorisinde kutlanacak bir başarı. Ancak daha da önemlisi, Türk üreticilerinin bunu sadece Kalite/Maliyet avantajlarıyla değil inovatif ürünlerle yapmış olmaları. Avrupa’da ev elektroniği sektörünün buluşma noktası olarak kabul edilen IFA fuarına bu yıl Türk televizyon üreticileri ağırlığını koydu ve inovasyonlarını sergilediler. Türkiye Avrupa’ya 18 milyon televizyon ihraç ediyor. Bu Avrupa’da satılan televizyonların %60’ı. Vestel Türkiye’de 7, yurtdışında da İngiltere, Taiwan, Hong Kong ve ABD’de 4 olmak üzere toplam 11 ArGe biriminde çalışmalar yürütüyor. 2006 için 150 milyon YTL ArGe bütçesi ayrılmış. Sabit disk sürücülü TV, DivX özellikli DVD gibi çeşitli inovasyon ürünlerini piyasaya sürmüş durumda. Yakın geçmişte Beko’yu da alan Arçelik ise kendini Türkiye’nin patent şampiyonu olarak tanıtıyor. Sloganı “Arçelik demek, yenilik demek”. Bir zamanlar kuru üzüm ve incirle Yerli Malı Haftaları yapan bir ülke için bu algılamaya gelinmesi bile çok iyi bir gelişme.

5 Ekim tarihli “İnovasyon neden önemli” başlıklı yazımda bir inovasyon tanımı yapmış idim. İnovasyondan bahsedebilmek için yeni fikirleri kullanarak, veya mevcut bilgileri çok farklı yollarla uygulayarak, ticari bir yarara dönüşen önemli bir değişiklik sağlamak gerekiyor. Yaratıcı fikirlerimiz var, ancak şirketlerimizin ve girişimcilerimizin çok daha fazla amaca odaklı fikir üretmenin yollarını öğrenmeleri şart. En az yaratıcılığın harekete geçirilmesi ve düzenlenmesi kadar önemli olarak, bu fikirlerden paraya giden süreci sistematik ve tekrarlanabilir hale getirmek ve etkin bir şekilde yönetebilmek de yeni bir Know-How. Bunun da şirketler tarafından öğrenilmesi ve geliştirilmesi gerekli.

Capital dergisi Türkiye’de ilk defa bir İnovasyon Araştırması sürdürüyor. Bu konuda bir çalışmaya liderlik ettikleri için Capital’i ve araştırmayı destekleyen IBM’i kutluyorum. Araştırmanın Ekim sayısında yayınlanan ilk bulguları inovasyonun Türkiye’de CEO’ların gündeminde önemli bir yer tutmaya başladığını gösteriyor. İnovatif bir kültürün şirket içinde yerleşmesi ve sistematik çalışmalara başlanabilmesi için en önemli şart olan CEO’ların taahhüdü gerçekleşme yoluna girmiş görünüyor. Şirketlerin, tünelin ucundaki ışığın inovasyon yönetimi olduğu bilincine gelmeleriyle de ülke olarak rekabetçilik liginde adım adım ilerlemeyi bekleyebiliriz.

“Türkiye’de inovasyon var mı” başlıklı bir yazıya, hangi örneği koyacağımızı şaşıracağımız günlere ulaşmak dileğiyle.



Not: Yazılar konusundaki yorumlarınız için lütfen Yorum Yazın bölümümüzü kullanın.

Yazar : Ali Özgenç
Son Güncelleme : 04 Mart 2007, Pazar
Sayfa Sürümü : 5
Okunma Adedi : 9,396
Son Okunma : 2017-10-17 13:29:16
Kaynaklar : http://embamaltepe.euniversite.org/content/view/69/36/

Türk Hacker’ların Gözünden Windows VistaTürkiyede İnnovasyonEtkili Öğrenme - Öğretme
© [Site Haritası]
| Makaleler | Seyir Defteri | Kaynaklar | İndirin | İletişim |

RSS dosyasını görmek için tıklayınız. RSS dosyasını görmek için tıklayınız.XML versiyonu için tıklayınız WAP versiyonu için tıklayınız Bu site DyNA İçerik Yönetim Sistemi üzerinde çalışmaktadır.
İsmail KIRBAŞ ile Tasarım Yolculuğu Anasayfa İsmail KIRBAŞ ile Tasarım Yolculuğu Anasayfa İsmail KIRBAŞ ile Tasarım Yolculuğu Anasayfa
ismail kırbaş ile web sitesi tasarimi sitemap ismail kırbaş ile web sitesi tasarimi sitemap
  Sitemizde 3 kişi çevirimiçi | Bugün =136 | Dün =218 | Bu Ay=4,136 | Günlük En Fazla=1,109 tekil ziyaretçi