Stresle Başaçıkma Yöntemleri -1 - İsmail KIRBAŞ ile Web Sitesi Tasarımı
İsmail Kırbaş ile Tasarım Yolculuğu [AnaSayfa] İsmail Kırbaş ile Tasarım Yolculuğu [AnaSayfa] İsmail Kırbaş ile Tasarım Yolculuğu [AnaSayfa]
 Site Haritası 
 
Site Map
Ana SayfaYeriniz | Ana Sayfa | Makaleler | Kişisel Gelişim | Stresle Başaçıkma Yöntemleri -1

Diğer Yazılar
Özgeçmiş nedir? Nasıl yazılır?
Beyin Nasıl Öğreniyor?
Motivasyon Stratejileri
Bill Gatesin Liderlik Sırları
Zaman Yönetimi Teknikleri
Stresin Üstesinden Gelmek
Strese Girmemek İçin Neler Yapmalıyız ?
Motivasyon İpucları
Öğrenme Stilinizi Biliyor Musunuz?
Toplam Kalite'nin Mayası: Tevazu
Özgeçmişinizi Geliştirmenin 15 Yolu
Hangi Meslegi Tercih Edelim?
Kariyerin yolları taştan...
Sorun Çözme Tekniği
Söz Söyleme ve İş Başarma Sanatı
Evet Dedirtme Sanatı
Atalet
Özgüven Nedir ?
Başarı Yolunda 70 Altın Kural
Duygusal Zekayi (EQ) Gelistirmek İçin 7 Öneri
Zaman Yönetimi
Kolay ve İyi Öğrenme
Etkin Bir Dinleme İçin 10 Temel Beceri
Performans Yönetim Sistemi
Modelleme Nedir?
Temel Düşünce Hataları
Stresle Başaçıkma Yöntemleri -2
Stresle Başaçıkma Yöntemleri -3
Stresle Başaçıkma Yöntemleri -4
Çocuklarımızın Özgüven Gelişimi
Problem Çözme Becerisi
Zaman?
Etkili Öğrenme: Öğrenme Stratejileri
Yüzde Doksan Sekiz (%98)
Hayal Kurmak Unutmayı Önlüyor
Sağlıklı Beyin Sağlıklı Yaşam
Sağlıklı Yaşamın Püf Noktaları


E-posta Gönderin Yorum Yazın
Güvenlik Kodu:4441Güvenlik Kodu:4441Güvenlik Kodu:4441Güvenlik Kodu:4441




En Son Okunan 10 Makale
  1. B2B Nedir?
  2. Mükemmele Ulaşanlar
  3. İnsan İlişkileri Üzerine
  4. Grafik Tasarım ve Görsel İletişim Rehberi
  5. Motivasyon Stratejileri
  6. Meslek İntiharı
  7. Hayata Uygulanacak Özlü Sözler
  8. Zirveye Tırmanma Yolları
  9. Zirveye Götüren Yönetim
  10. Başarı Yolunda 70 Altın Kural
 
Stresle Başaçıkma Yöntemleri -1>
Yazı Tipi KüçültYazı Tipi BüyütAna SayfaYazıcıdan ÇıkarPDF Belgesi Olarak GörüntüleFavorilerime EkleArkadaşıma Tavsiye EdeceğimRTF (Word Dokümanı) olarak görüntüle

Stres konusundaki çalışmaların bazıları strese sebep olan olaylara yönelmiş, bazıları ise bu olayların fizyolojik ve psikolojik tepkileri üzerinde yoğunlaşmıştır.
Akademik olarak stresi meydana getiren olayları “stres vericiler” (stressor) bu olaylara insanın fizyolojik ve psikolojik düzeyde verdiği tepkilere de “stres” (stres) terimi ile ifade etmeyi tercih etmekteyiz.
Stres konusundaki ilk çalışmaların yapıldığı en önemli alanlardan biri stres vericilere karşı canlının fizyolojik tepkilerinin araştırılmasıdır.

CANLININ “SAVAŞ VEYA KAÇ” TEPKİSİ
Stres organizmanın bedensel ve ruhsal sınırlarının tehdit edilmesi ve zorlanması ile ortaya çıkan bir durumdur. Tehdit ve zorlamalar karşısında canlı kendini korumaya yönelik bir tepki zincirini harekete geçirme özelliğine sahiptir. Bu özellik, tehlike ile karşılaşınca “ savaş veya kaç” diye adlandırılan cevabın ortaya çıkmasıdır. Bir tehlike ile yüzyüze gelen canlı başa çıkamayacağına inandığı bu tehlikeden uzaklaşmaya çalışır, başa çıkacağına inandığı tehlike ile savaşır ve böylelikle yeni duruma bir uyum sağlar.

Organizmanın tehdit karşısında olduğu stres durumunda insanlarda hem bedensel hem psikolojik düzeyde bir dizi olay meydana gelir.
Stres altında insan: Kişi bireysel bütünlüğüne yönelen tehditlere karşı özellikle zihinsel düzeyde başarılı bir mücadele vermezse, başa çıkamadığı streslerin biriken ve yoğunlaşan etkileri sonucu davranış düzeyine yansıyan bazı belirtiler şunlardır:

-Önemli veya önemsiz daha önceden kolaylıkla verilebilen kararları vermekte güçlük,
-Değersizlik, yetersizlik, güvensizlik ve terkedilmişlik duyguları,
-Alışılmış davranış biçimlerinde önemli değişiklik,
-En iyi olanı değil, garanti olanı seçmek,
-Uygun olmayan durumlarda ortaya çıkan öfke, düşmanlık ve kızgınlık dalgaları,
-Sigara ve içki içme eğiliminin artması,
-Kişisel hata ve başarısızlıkları sürekli düşünmek
-Aşırı hayal kurmak, sık sık düşünceye dalıp gitmek
-Duygusal ve cinsel hayatta düşüncesiz davranışlar
-Birlikte olunan kimselere aşırı güven (veya güvensizlik),
-Alışılmıştan daha titiz veya işin gerektirdiğinden daha fazla çalışmak
-Konuşma ve yazıda belirsizlik ve kopukluk
-Nispeten önemsiz konularda aşırı endişelenme veya tam tersine gerçek problemler karşısında ilgisizlik,kayıtsızlık
-Sağlığa aşırı ilgi
-Uyku bozukluğu (zor uyuma veya gece boyu sık sık uyanma)
-Ölüm ve intihar fikirlerinin sık sık tekrarlanması
Öte yandan bireyin streslere açık olmasında rol oynayan iki faktör vardır. Bunlardan ilki streslerle karşılaşmanın sıklığı ve karşılaşılan stresin süre ve anlam bakımından niteliğidir. Bireyin strese açık oluşunda rol oynayan ikinci faktör streslerle başa çıkabilmek konusundaki kişilik donanımıdır.

STRES VE PSİKOLOJİK ÖZELLİKLER
STRESİN PSİKOLOJİK YÖNÜ
Psikolojik açısından stres, onu zihninde taşıyan kişiye aittir. Hepimiz günlük, basit gözlemlerimizden aynı olaya farklı kişilerin farklı tepki ve yaklaşımlarının olduğunu biliriz. Bu farklılık zihinsel şartlardan sosyal şartlara kadar uzanan değişkenlerden kaynaklanır. Hatta biliriz ki biz bir gün dış ortamdan gelen uyaranlara gülüp geçeriz. Bir başka gün aynı olaylara sert tepkiler verebiliriz. Bu sebeple stres olgusu incelenirken stres verici durumlar kadar onlarla karşılaşan bireyin psikolojik özelliklerininde ele alınması ve değerlendirilmesi önem taşır. Stres ve stres vericilerin insana etkisi söz konusu olunca insanın psikolojik bütünlüğünü oluşturan düşünce, duygu ve davranışlarını anlamaya tanımaya gerek vardır.

Stres tepkisi ortamda ne olduğuna bağlı olarak değil insanın olana nasıl tepki verdiğine bağlı olarak ortaya çıkar. Hissettiklerimiz esas olarak düşündüklerimiz paralelindedir. Bu sebeple stres belirli insanla belirli olayın etkileşiminde ortaya çıkar. Yani olay tek başına belirleyici değildir. Burada kilit nokta o belirli durum ile o belirli kişi arasındaki işlevdir.

STRES KARŞISINDA KADIN VE ERKEK
Yapılan araştırmalar kadın ve erkeklerin stres tepkilerinde aşikar farklar olduğunu ve bu farkların çocukluk döneminde daha açık olarak gözlendiğini ortaya koymuştur. 1978 yılında Londra da yayınlanan bir bültende erkek çocukların çeşitli stresler karşısında kız çocuklardan daha çok saldırganlık gösterdiklerini bunu karşılık kız çocukları stres karşısında daha çok kaygı ve çökkünlük gösterdiklerini bildirmiştir.
Orta yaş döneminde geri çekilme veya bastırma mekanizmaları devreye girerek cinsiyetlere ait bu özelliklerin çarpıcı olarak bölünmesi güçleştirmektedir. Özellikle saldırganlık tepkiler araştırmaların yapıldığı ülkelerde uyarandan bağımsızlaşarak farklı boyutlarda gözlenmektedir.

ZEKA VE STRES
Bir çok konuda olduğu gibi zeka ve stres arasında da iki yönlü bir ilişki vardır.

İnsanın düşünme yeteneğinin bütünü “onun zekası olarak ele alınırsa stresten etkilenmek veya strese karşı koyabilmenin önemli ölçüde yüksek bir zeka ile doğru orantılı olduğu düşünülebilir. Öte yandan yüksek stres ortamı insanların rahat ve doğru karar vermelerini zihinsel potansiyellerini en üst düzeyde gerçekleştirmelerini engeller. 1970 li yıllarda S.Begab ve arkadaşları bedensel psikolojik veya sosyal streslerin kişinin zihinsel kapasitesini ve buna bağlı olarak da çevresinin isteklerini başarılı bir şekilde karşılayabilme yeteneğini etkilediğini ortaya koymuşlardır.
Yüksek ve sürekli stres ortamı zihinsel etkinlikleri üst düzeyde ve verimli bir biçimde sürdürmeye hem doğrudan hemde duygu ve davranışlardan meydana gelen aksamalar sebebiyle dolaylı olarak engeller.

Organizmanın stres tepkisi daha önceki pek çok tanımlamada da belirtildiği gibi bir uyum belirtisidir. Öte yandan zekanın çok çeşitli tanımları arasında “yeni durumlara ve uyaranlara uyabilme yeteneği vardır. Bir başka ifadeyle zeka, yaşanan olaylarda, akılcı davranış sürecini organize eden bir sistemdir.

Zeka Stresi Alteder:
Zihinsel değerlendirmeyi yürüten etkinlikleri “yalın” ve “karmaşık zihinsel süreçler” olarak iki alt gruba ayırabiliriz. Yalın zihinsel süreçler tanıma, algı,dikkat, vb; karmaşık zihinsel süreçler, kıyaslama, yorumlama ve değerlendirmedir.

Bunlardan birincisi anlama, diğeri cevaplama sistemidir. Her birey kendi potansiyelini geçmiş yaşantıları ile destekler, farklı sonuçlar çıkarır ve dolayısıyla farklı uyumlar gösterir. Organizmanın bedensel düzeydeki uyumun ne kadar türe özgüyse, psikolojik düzeydeki uyumu o kadar toplumsal düzene ve bireye özgüdür. Kişinin kendisini dış tehdit ve zararlardan korumak ve kurtarmak için göstereceği zihinsel ve davranışsal gayret, potansiyel olarak kendisinde var olan yetilerini kullanabilme becerisine bağlıdır.

Genetiğimiz ve geçmiş yaşantılarımız belirlenmiş ve sabittir. Ancak var olan potansiyeli en üst düzeyde geliştirme ve kullanabilme şansı bize aittir.

Başarı, stresli ortamlarda zihinsel organizasyonun özellikle bireysel bütünlüğü, ardından da yakın çevre ilişkilerini koruyucu ve kollayıcı yaklaşımları sağlayabilmesidir. Kısaca stresle karşılaşan kişi önce kendini, sonrada yakın çevresini koruyup kollayabilmelidir.

HAYATI KOLAYLAŞTIRAN VE ZORLAŞTIRANLAR
Stres alanında çalışan bilim adamlarının fikir birliği içinde olmadıkları bir konu vardır. Bazı bilim adamları insanın sağlığını bozan stres verici olayların insan hayatındaki önemli değişiklikler olduğunu savunmaktadır. Buna karşılık bazı bilim adamları da, insan sağlığını esas bozan esas gündelik hayatın küçük problemleriyle etkili şekilde başa çıkamamak olduğuna inanırlar. Onlara göre, yaşarken önemli gelen, ancak yaşadıktan sonra unutulup giden günlük olaylar insan sağlığını törpüler.

Kanner ve Lazarus insanları rahatsız eden ve yarattıkları zorlamaya, hem günlük hayatın stresleriyle başa çıkmayı zorlaştıran, hem de kendileri bir stres olarak sağlığı olumsuz etkileyen faktörleri şöyle sıralanmıştır;
1)Çok fazla sorumluluk altında olmak,
2)Fiziki görüntü ile ilgili endişeleri olmak,
3)Yetersiz kişisel enerji,
4)Mesleki ilerleme ile ilgili endişeleri olmak,
5)İş tatminsizliği içinde olmak,
6)Dinlenme ve eğlenceye ayıracak zamanın olmaması,
7)Yapacak çok fazla şeyin olması,
8)Yalnız olmak,
9)Reddedilme korkusu,
10)Hayatın anlamıyla ilgili endişeler.

Buna karşılık aşağıdaki sıralanan doyum sağlayıcı yaşantıların (UPLIFT) insan hayatında bulunmasının, hem bunları yaşamanın yarattığı haz ve keyif açısından , hem de bu keyfin doğurduğu olumlu duygular açısından günlük hayatın stresleriyle başa çıkmayı kolaylaştıracağı söylenmiştir.
1)Eşle iyi ilişkiler içinde olmak,
2)Aile ile birlikte olabilmek,
3)Çocuklarla birlikte olabilmek,
4)Doyumlu bir cinsel hayata sahip olabilmek,
5)Umulmadık zamanda para elde edebilmek,
6)Müzikten zevk almak ve dinleyecek imkana sahip olmak ,
7)Sevdiklerini ziyaret edebilmek, telefon ve mektupla arayabilmek,
8)Boş zamanı olmak,
9)İstediklerini yapacak yeterli zamana sahip olabilmek,
10)Dinlenme ve eğlenmeye imkan sağlayacak yeterli paraya sahip olmak.

İŞ VE STRES
İş, günümüzün insanın yaşamında önemli bir yer tutar. İnsanlar, zamanlarının oldukça büyük bir kısmını işde veya işle ilgili etkileri düşünerek geçirirler. Özellikle yönetim basamaklarında, işin düşünülmediği, tümüyle bireye kalmış bir zaman dilimini bulmak oldukça zordur.

Stres kaynağı olarak iş konusunda çok fazla araştırma yapılmıştır. İş stresi, özel yaşamın getirdiği sorunlar ve zorluklarla birleştiğinde birey ve örgüt için daha da önemli sonuçlar doğurabilmektedir. İş stresi; psikolojik, fizyolojik ve örgütsel davranış yönlerinden önem taşır. Steers’e göre stres, çalışanlar özellikle yöneticiler üzerinde fizyolojik ve psikolojik yıkım yapabildiğinden onların sağlığını ve örgütsel başarısını olumsuz yönde etkileyecektir. Ayrıca stres, iş gücü devrenin (turnover) ve işe devamsızlığın (absanteeism) en önemli nedenidir. Çalışanlardan birinde görülen stres diğer çalışanlar veya toplumun güvenliğini de etkileyebilir. Örneğin tehlikeli bir aracı yada makineyi kullanan bir işçi veya bir hava trafik kontrolörü stresli bir anında toplumun güvenliğini tehdit edebilir.
Bir iş; zorluk, karmaşıklık ve iş yükü öğelerini içinde taşır. Bu nedenle, işin kendisi streslidir. Öte yandan bir çok iş tam olarak tanımlanmış değildir, bu ise farklı tepkilere neden olabilir.

Yukarıda değindiğimiz stres çemberi ile ilgili işlevsel ilişki şöyle özetlenebilir:
1)İşin bizzat kendisi bir stres kaynağıdır ve çalışan kişide onun yeteneklerini sınırlayıcı ve zorlayıcı bir etki yapar.
2)Öteki bir kaynaklardan doğan stres etmenleri belli bir süre içerisinde işde de etkili olurlar.
3)Kişi yaptığı işle birlikte bazı stresli durumları azaltmaya veya ortadan kaldırmaya çalışabilir.
4)İş başarımı veya bundaki bir azalma stres göstergesi olarak değerlendirilebilir. Bir başka deyişle yapılan iş, bir stres ölçüsü olarak da görülebilir.

Bu dörtlü ayırım , stres yoğunluğu ile işteki başarı düzeyi arasında bir ilişkinin olduğunu göstermesi açısından da yararlıdır.

İş, stres ve davranış arasındaki ilişkilerden ortaya çıkan bazı önemli noktaları şöyle özetleyebiliriz:

İlk önce işin yapılması sırasındaki işin stres çemberi tarafından etkilenmesi yani değerlendirme, karar verme, işin yapılışı ve sonuç olarak dört aşama devreye girmektedir. Bu aşamalar aynı zamanda rol ve davranış kalıplarını da etkilemektedir. İkinci olarak örgütsel yaşamda bu işin o işi yapan kişiye ne denli uygun düştüğü ve bu uygunlukla birlikte nasıl bir stres yarattığı düşünülebilir. Stresli durumla ilgili olarak bir tek iş değil ama bir çok iş devreye girmiş olabilir ve böylece stresle işin yapılışı düzeyi arasında bir ilişki görülebilir. Değindiğimiz stres çemberi ve dört aşama arasında organik bir ilişkiden de söz edilebilir. Ayrıca stres çemberindeki dört aşamanın işin yapılmasına etkisi, (algılanan sonuçlar, belirsizlik ve yeniden canlandırma gibi kavramlarla) birlikte düşünülmelidir.

Örgüt psikologlarının stresin etmenleri ve sonuçları üzerinde giderek daha fazla durmalarının başlıca iki nedeni vardır. Biri stresle ilgili hastalıkların her geçen gün daha çok yaygınlaşması, öteki ise stresin verimliliği düşüren ve bir çok harcamaya neden olan işte hata ve kazaları arttıran bir etmen olmasıdır. Gerçekten bugün Amerikalıların %25 ‘inin oldukça yoğun bir biçimde stresin etkisinde olduğu bilinmektedir. Bugün ABD’ de doktora gidenlerin en az yarısının stres nedeniyle doktora gittikleri en az yarısının stres nedeniyle doktora gittikleri, fiziksel rahatsızlıkların büyük bir kısmında psikosomatik kökenli olduğu kabul edilmektedir. Ülke çapında Blue Cross- Blue Shield tarafından yapılan bir araştırmada kendilerine soru sorulan 6 işçiden 5’i iş yaşamlarındaki en büyük sorunun olduğunu söylemişlerdir. Çalışanlar ayrıca işten doyum sağlayamama ve özgüven (kendine güven) duygusunun düşüklüğünü de stresle ilgilendirmişleridir. Ayrıca çalışan kadınlar üzerinde yapılan bir araştırmada da çalışan kadınların % 33’ünün işlerini çok fazla stresli, % 62’ sinin ise kısmen stresli buldukları ancak % 5’ inin işlerinin stresli olmadığını söyledikleri saptanmıştır. Ayrıca stresle ilgili fiziksel bir takım rahatsızlıklarda dikkat çekmiştir. Ülser ve Kolit gibi sindirim sistemi hastalıkları, kalp damar hastalıkları, deri ve alerji ile ilgili sorunlar baş ağrısı, boyun ve sırt ağrıları ile kanser türleri.

Öte yanda stres, güdülemeyi ve işi tam olarak yapmayı olumsuz yönde etkileyen hata ve kazaları, artıran bir etmen olarak da üzerinde durulması gereken bir konudur. Stres, sağlıkla ilgili harcamaların artmasına neden olmaktadır. Stresle ilgili yalnızca iki hastalık (kalp damar hastalıkları ve ülser) ABD’ de yıllık ortalama 45 milyar dolarlık bir harcamaya mal olmaktadır. Şirketler içi,n stres kazalardan daha fazla masrafa (gidere) yol açmaktadır. İşle ilgili bir kazada ölen her işçi, 50 işçinin türlü biçimlerde kalp hastalığına uğramasına neden olmaktadır. ABD ve İsviçre’ de 960.000 ‘i aşkın işçi üzerinde yapılan çalışmalar çok stresli işlerde çalışanların ötekilere göre dört kez daha fazla kalp hastalığına yakalandığını göstermiştir. Bugün ABD’de stres nedeniyle uğranılan yıllık kayıp; sağlık giderleri, işe devamsızlık ve verimlilikteki düşmeler göz önüne alındığında yılda yaklaşık 150 milyar dolar civarındadır. Bir kişinin stres nedeniyle; örneğin iş arkadaşları, yöneticileri, hizmetten yararlananlar vb. gibi başkaları üzerinde yarattığı olumsuz etkilerin ölçümü ve hesaplanması ise oldukça zordur. Bir zamanlar bu etkilerin yalnızca tıp alanı ile ilgili yönleri üzerinde durulurken, şimdilerde tıp alnı ile ilgili yönleri üzerinde durulurken, şimdilerde psikolojik yönleri de ağırlık kazanmıştır. Bu konuda psikologlar özellikle örgüt psikologları hem çalışanlara hem de işverenlere (kurumlara) yardımcı olarak, çalışma ve iş yaşamının kalitesinin yükseltilmesine katkıda bulunmaktadırlar. Dünya çalışma örgütü (ILO) de, 1970’lerde iş ve çevresi koşulları konusunda yeni bir yaklaşımı benimsemiştir. Kısaca PIACT olarak adlandırılan bu yaklaşımda, iş koşullarının insancıllaştırılması için uluslar arası bir program önerilmektedir. Bu programla amaç hem emek girdisinin verimliliğini en üst düzeye çıkarmak hem de insanın çalıştığı iş çevresi ve koşullarını inceleyerek işçinin sağlığını korumak, güvenliğini sağlamaktır.

Yapılan bir araştırmada öğretmenleri en çok etkileyen sırasıyla şunlar olduğu saptanmaktadır:
1)Yönetsel destek
2)Meslekten kaynaklanan sıkıntılar
3)Mali yönden güvenlik içinde olup olmama
4)Öğrenci disiplinine ilişkin sorunlar.

Araştırma sonucuna göre yönetsel destekten yoksun olma, Şili öğretmenlerini en çok etkileyen bir stres etmeni olarak algılanmıştır. Bu çalışma ABD’ de E. Clark tarafından yapılan çalışmaya benzer sonuçlar vermiştir. Gerçekten E. Clark’ın çalışması da öğretmenlerle ilgili olarak beş önemli stres etmenini saptamıştır. Bu etmenler şunlardır;
1)Mesleki yetersizlik
2)Öğretmen-Yönetim ilişkileri
3)Arkadaşlarla ilişkiler
4)Grup yapısı
5)İş yükü



Not: Yazılar konusundaki yorumlarınız için lütfen Yorum Yazın bölümümüzü kullanın.

Yazar : İsmail KIRBAŞ
Son Güncelleme : 25 Mart 2007, Pazar
Sayfa Sürümü : 8
Okunma Adedi : 11,641
Son Okunma : 2017-10-17 07:58:12
Kaynaklar : -

Temel Düşünce HatalarıStresle Başaçıkma Yöntemleri -1Stresle Başaçıkma Yöntemleri -2
© [Site Haritası]
| Makaleler | Seyir Defteri | Kaynaklar | İndirin | İletişim |

RSS dosyasını görmek için tıklayınız. RSS dosyasını görmek için tıklayınız.XML versiyonu için tıklayınız WAP versiyonu için tıklayınız Bu site DyNA İçerik Yönetim Sistemi üzerinde çalışmaktadır.
İsmail KIRBAŞ ile Tasarım Yolculuğu Anasayfa İsmail KIRBAŞ ile Tasarım Yolculuğu Anasayfa İsmail KIRBAŞ ile Tasarım Yolculuğu Anasayfa
ismail kırbaş ile web sitesi tasarimi sitemap ismail kırbaş ile web sitesi tasarimi sitemap
  Sitemizde 1 kişi çevirimiçi | Bugün =136 | Dün =218 | Bu Ay=4,136 | Günlük En Fazla=1,109 tekil ziyaretçi