Tarihten Ders Almak - İsmail KIRBAŞ ile Web Sitesi Tasarımı
İsmail Kırbaş ile Tasarım Yolculuğu [AnaSayfa] İsmail Kırbaş ile Tasarım Yolculuğu [AnaSayfa] İsmail Kırbaş ile Tasarım Yolculuğu [AnaSayfa]
 Site Haritası 
 
Site Map
Ana SayfaYeriniz | Ana Sayfa | Makaleler | Proje Yönetimi | Tarihten Ders Almak

Diğer Yazılar
Başarılı Projelerin Ortak Özellikleri
Proje Yönetimine Giriş
Yazılım Projelerinde Rol Dağılımı
Tasarımın Sonumu Geldi? (1)
Tasarımın Sonumu Geldi (2)
Tasarımın Sonumu Geldi? (3)
Duvara Açılan Projeler
Toplam Kalite Yönetimi
Kriz Yönetimi 2
Kriz Yönetimi 1
İş Zekası
Risk Yönetimi Nedir?
Proje Yönetimi Nedir


E-posta Gönderin Yorum Yazın
Güvenlik Kodu:3913Güvenlik Kodu:3913Güvenlik Kodu:3913Güvenlik Kodu:3913




En Son Okunan 10 Makale
  1. MySQL
  2. Renklerin Dili - Kırmızı
  3. Web tasarımında "pattern" kullanımı
  4. İnternette Marka Olmanın Anahtarları
  5. Marka Olmak
  6. E-Posta Takibi
  7. Grafik Bölümü
  8. Web Tasarım Rehberi
  9. Afiş Tasarımı
  10. Fotoğraf Çekim Teknikleri
 
Tarihten Ders Almak>
Yazı Tipi KüçültYazı Tipi BüyütAna SayfaYazıcıdan ÇıkarPDF Belgesi Olarak GörüntüleFavorilerime EkleArkadaşıma Tavsiye EdeceğimRTF (Word Dokümanı) olarak görüntüle

Tarihde bircok tasarim ve proje isleyis hatasina rastlamak mumkun. C5 arabalari, Milenyum Koprusu, Denver Uluslararasi Havalimani, Challenger Uzak Gemisi, Zeplin Balonlari v.b. Butun bu gercek olaylar, inanilmaz dersleri sakliyor icinde. Maalesef bu derslerden bircogumuz payimizi alamadik cunku bircok projede, bu hatalari tekrar ediyoruz. Hani su “ Eger tarihden ders alinsa idi…” hikayesi.

Bu tarihsel tasarim hatalari icinde beni en cok etkileyen ve benim en cok ornegini verdigim olay ise Vasa Savas Gemisi. Iki hafta onceki yazimda bu konuyu yazacagima dair soz vermistim, iste size Vasa Savas Gemisi:

VASA’NIN ACI HIKAYESI

Isvec’de bir yil icinde 17 tane “bayrak gunu” vardir. Bayrak gunleri, tatil degildir fakat eskiden, bayrak gunlerinde, Isvec bayragi sallandirmayanlar, cezaya carptiriliyordu. Artik boyle bir ceza uygulamasi olmamasina ragmen, yine de “bayrak gunlerinde” Isvecliler, bayraklarini evlerinin balkonlarindan, isyerlerindeki bayrak direklerinden sallandiriyorlar. Iste bu bayrak gunlerinden biri ise 6 Kasim’da. Bu gune “Yuce Gustav Adolf Gunu” adi veriliyor.

Gustav Adolf, “yuce” unvanina ulasmis tek kral Isvec tarihinde. Bu kralin yuceligi, yaptigi/kazandigi savaslardan ve savaslardaki akilci tatiklerinden geliyor. O zamana kadar geleneksel tatikleri yuruten Isvec krallarindan farki, savas meydanlarina mobiliteyi yani tasinabilirligi getirmesi. Mobiliteyi yanlizca karada gormemis Adolf. Ayni zamanda denizlerde de ustunluk saglamak istemis. Zaten bu nedenle de, Isvec tarihinin en buyuk ve en pahali gemicilik projesini baslatmis 1625’de. Bu projenin adi VASA.

Vasa Savas Gemisinin resimi

 

INSAAT BASLIYOR

Gustav Adolf, 16 Ocak 1625’de, gemicilik konusunda ustaliklari ile unlu Hollandali gemi muhendisleri Henrik ve Arend Hybertsson ile 4 adet gemi yapimi icin bir sozlesme imzalar. Bu sozlesmeye gore, Hybertsson kardesler, 4 yil icinde ikisi 33 metre ve diger ikisi 41 metre olan 4 tane gemiyi, Kral Adolf’a teslim edeceklerdi.

O donemde gemiyi insa eden atolyeler, kendi finansmanini kendi saglamak zorundalardi. Para, urun teslimati sirasinda aliniyordu. Bu is, bir kral icin bile olsa, finansman bulmak tamamen atolyeye kalmisti. Hybertsson kardesler, bu proje icin finansman bulmakta zorlandirlar. Gustav Adolf ve ust duzey yetkililerine ulasmakta neredeyse imkansizdi cunku Gustav, bir savas meydanindan digerine kosuyordu. Hybertsson kardesler, finansman isini neredeyse bir yil sonra tamamlayabildiler.

1625 yilinin Eylul ayinda, Kral Adolf, 10 tane savas gemisini, siddetli bir firtinada kaybetmesi sonucu, Hybertsson kardesler ile temasa gecip, iki kucuk (33 metre) geminin ilk etapda tamamlanmasini ve kaybedilen gemilerin yerine gecmesini istedi. Bu zaten cok dar olan proje bitis surecini zorlastirmis oldu.

1626 yilinin ilk aylarinda, gemi insaati basladi. Hybertsson kardesler, ilk once kucuk 33 metrelik geminin insaatina basladi. Ilk yapilan islem, 33 metrelik bir agac bulup, kesmek ile basladi. Proje basit ve geleneksel bir gemi projesi idi. O donemde, savas gemileri, duz tabanli, bir acik bir tane de kapali silah guvertesinden olusuyordu. Islem, neredeyse fabrikasyon gibiydi. Hemen hemen butun gemiler birbirinin aynisi idi ve bu nedenle bircok gemi yapimcisi, plan, cizim gibi araclara gerek duymuyorlardi. Tek guvendikleri nokta, “tecrube” idi.

KRAL’IN SONU GELMEZ ISTEKLERI

Fakat bu proje herhangi bir proje degildi. Tecrube, bu isi bitirmek icin yetmeyecekti cunku Kral, gonderdigi bir baska mektupta, kucuk geminin 33 metre degil 36.5 metre olmasini istedi. O donemde, kesilen agaclar, geminin boyuna uygun olarak kesiliyordu. Kral’in bu emri, gemi projesinde calisanlarin tepkisini cekti. Halbuki, bu ikinci mektup, yalnizca gelecekteki isteklerin bir isareti idi cunku Kral, o donemde Danimarkalilarin 2 kapali, 1 acik silah guverteli cok buyuk bir gemi yaptiklarina dair bir dedikodu uzerine Hybertsson kardeslere yeni bir mektup gonderdi. Bu mektupda, Kral, yapilacak geminin 42 metre olmasini ve ikinci kapali silah guvertesinin eklenmesini istedi.

O doneme kadar, 2 kapali, 1 acik silah guvertesi duyulmus ya da yapilmis bir proje degildi. Birinci 36.5 metre istegi uzerine eklenen yamalar ile birlikte yeni istek ile birlikte tabana 4. yama eklendi. Projede calisan hic kimsenin, Kral’a “hayir, olmaz” deme gibi bir cesareti yoktu.

Istekler bu kadar ile sona ermedi. Kral’in uzunluk ile ilgili isteklerine, gemide bulunacak gulle, top ve kucuk silah sayisindaki artislarda eklendi. Kral, buyuk silahlarin sayisini iki katina cikardi. 30 olan sayi, 60’a cikti. Bu silahlarin her birinin agirlik 1.5 ton idi ve bunun uzerine bircok orta ve kucuk silah ve ayrica yine o donemde yeni bir teknoloji olan kiremit firin eklenince, geminin agirligi, geminin iskeletinin kaldirabileceginden agir bir hale geldi.

Butun bunlarin uzerine, Kral, geminin dis gorunumunun sasali olmasini istedi. Islemeler, figurler, kabartmalar ve kaplamalar. Zaten cok pahali bir proje haline gelen Vasa projesi butcesine, yeni bir yuk daha katilmis oldu.

MIMARIN OLUMU

Butun bunlar gelisme gosterirken, beklenmeyen gerceklesti. Proje muduru ve bas mimar Henrik Hybertsson, uzun sureli hastaliginin sonucunda hayatini kaybetti. Bu proje icin yazilmis ya da cizilmis hicbir planin olmamasi, bircok fikrin ve fonksiyon tanimlarinin Henrik’in dusunceleri icinde sakli olmasi, Henrik’in olumu ile birlikte, projeyi kaos icine surukledi.

Temmuz 1628’in baslarinda, gemi tamamlandi. Geminin denize surulmeden once test edilmesi gerektigi dusunuldu. Bu testleri seyretmeleri icin Isvec Ordu Amiral’i ve gemi kaptani davet edildi. Yapilan test kisa ve cok basitti. Geminin guvertesine 30 kisi cikti ve bir uctan diger uca, bir kenardan diger kenara 15-20 dakika boyunca kosmaya basladilar. Test sonucu ic karartici bir durumdaydi. 30 kisinin cilginca kosmalari sonucu, gemi neredeyse alabora olmak uzere iken, Amiral, testlerin durdurulmasini ve geminin bir an once denize indirilmesini emir verdi. Test sonuclarindan, Kral Adolf’un haberi bile olmadi.

ILK VE SON YOLCULUK

10 Agustos 1628 gunu, Majesteleri Isvec Deniz Harp Ordusunun yepyeni gemisi olan Vasa, hayatinin ilk seferini yapmasi icin denize indirildi. Yuzlerce kisi, limanda sevinc cigliklari ile ugurladi gemiyi. Ayni sevinc cigliklari, gemi guvertesindeki 150 kisiden de geliyordu. Gemi, 1.5 kilometre kadar yol aldi ve kucuk bir ruzgar yardimi ile alabora oldu. Bu, yalnizca, Isvec tarihinin o zaman kadar ki en pahali savas gemisinin degil ayni zamanda guvertede bulunan 50 kisininde son yolculugu oldu.

NE OLDU? VE ALINACAK DERSLER!

Butun bu yazdiklarimin bizimle ne alakasi var? Eger yazdiklarimi gunluk is hayatinizdaki projelerle iliskisini kurabiliyorsaniz, goreceksiniz ki 1600’lu yillarda yapilmis olan proje hatalari, gunumuzdeki projelerde yapilan hatalardan cok farkli degil.

Iste VASA’da ve bizim aldigimiz projelerde ortaya cikan sorunlar:

1- Proje suresindeki baski

Kral, firtinada kaybettigi gemilerin yerini almasi icin yaptigi baski, gunumuzdeki projelerde rastladigimiz musterileri baskilarindan cok farkli mi sizce? Bircok proje, plansiz bir sekilde basladigindan, proje surec semasi cikarilmadigindan, musterinin baskilari ile tamamen test edilmeden, fonksiyonlar tamamen islevsel olmadan bitmek ya da teslim edilmek zorunda kalmiyor mu? Halbuki bu sorunu, proje surec semasi, proje plani ile cozmek gerekiyor.

2- Projenin ozelliklerinde degisim

Musteriler, size verdikleri projenin ana nedenini tamamen belirlememesi, rakip sirketin urunleri, teknolojideki degisiklikler, kullanici gereksinimindeki degisiklikler ve sirf “iyi olur” inanci ile olusan yeni istekler nedeniyle belirli ozelliklerle baslayan projenin boyutlari degismekte. Butun bunlar hem projenin gelisimine hem de sonuca etki etmektedir. Butun bunlarin ustesinden gelebilmek icin projenin baslangic asamasinda iyi sekilde planlanmasi ve plana sagdik kalinmasi gerekmektedir. Sirf “iyi olur” diye, urun uzerine fonksiyon eklemek hem urun icin hem de projenin gidisadi icin tehlike olusturmaktadir. Urune eklenecek her yeni ozellik, yeni bir proje olarak degerlendirilmeli, gerektiginde musteriye “Hayir” denebilmesi gereklidir. Eger ozellikler degisebiliyorsa, planda degisebilir. Bunu unutmamak gerekiyor.

3- Detayli Plan Eksikligi

Vasa projesinin baslangici, Hybertsson kardesler icin herhangi, alisagelmis, geleneksel bir projenin otesinde degildi. Bu nedenle, plan yapilmadi ve proje karmasik bir hale gelince, proje plan eksikliginin yarattigi sorunlar yasanmaya basladi. Aldiginiz proje, cok basit bir proje olsa bile, plan yapmalisiniz. Bu plan icinde en onemli kisim, ozelliklerin, surecin ve yukumluluklerin belirlenmesi olmalidir. Ayrica, proje plani, proje calisanlarindan birinin degismesi sonucunda cikabilecek herhangi bir problemi, sorunsuz bir sekilde cozmenizi saglayacaktir.

4- Teknolojinin Sinirlarini Bilmemek

Bircok proje, teknolojinin sinirlarini ve seviyesini iyi tespit edemeyen proje mudurleri ve musteriler yuzunden basarisizliga ugramaktadir. Bu tip problemleri onlemenin tek yolu, kullandigimiz teknolojinin anlamini kavrayabilmek ve sinirlarini tespit edebilmekten gecmektedir. Ayrica, butun bunlari musteriye iletilmesi bizim gorevimizdir.

5- Kullanilabilirlik Testlerinin Yetersizligi

Bir proje, test edilmeden piyasaya arz edilirse, cikacak sorunlar, projenin kendisinden bile buyuk olabilir. Yapilan bir arastirmaya gore, bir projenin butcesinin yuzde 80’i, urun piyasaya ciktiktan sonra, yapilan hatalarin tamiri icin harcanmakta. Halbuki yapilacak kullanilabilirlik testleri, ileride ortaya cikabilecek problemlerin, daha onceden tespitini saglar ki bu hem bizim iyi bir urun cikarmamizi hem de bu urunu kullanicak kisilerin, urunu begenip, tercih etmelerini saglayacaktir.

Bircok tarihi projenin asamalari, bizim bugun uyguladigimiz projelerdeki asamalarinda cok farkli degil. Amac, tarihde yapilan hatalarin tekrarlanmamasi.

Son bir hafta icinde 3 tane gercekten ilginc ve guzel makale okudum proje yonetimi ile ilgili. Ilginizi cekebilir:



Not: Yazılar konusundaki yorumlarınız için lütfen Yorum Yazın bölümümüzü kullanın.

Yazar : İsmail KIRBAŞ
Son Güncelleme : 02 Haziran 2005, Perşembe
Sayfa Sürümü : 1
Okunma Adedi : 8,412
Son Okunma : 2017-10-21 17:24:02
Kaynaklar : -

Başarılı Projelerin Ortak ÖzellikleriTarihten Ders AlmakProje Yönetimine Giriş
© [Site Haritası]
| Makaleler | Seyir Defteri | Kaynaklar | İndirin | İletişim |

RSS dosyasını görmek için tıklayınız. RSS dosyasını görmek için tıklayınız.XML versiyonu için tıklayınız WAP versiyonu için tıklayınız Bu site DyNA İçerik Yönetim Sistemi üzerinde çalışmaktadır.
İsmail KIRBAŞ ile Tasarım Yolculuğu Anasayfa İsmail KIRBAŞ ile Tasarım Yolculuğu Anasayfa İsmail KIRBAŞ ile Tasarım Yolculuğu Anasayfa
ismail kırbaş ile web sitesi tasarimi sitemap ismail kırbaş ile web sitesi tasarimi sitemap
  Sitemizde 5 kişi çevirimiçi | Bugün =138 | Dün =154 | Bu Ay=4,771 | Günlük En Fazla=1,109 tekil ziyaretçi